Seçimlik
Üyelik Girişi

Anasayfa

BİR BİLGİ EDİNEMEME ÖYKÜSÜ

Prof. Dr. Erol KÖKTÜRK

(Harita Y. Mühendisi)


Bu ülkede yaşam gerçekten zor ve daha da zorlaşıyor...

Bunun bir parçası olarak da “bilgi edinmek” zor...

Bilgiye erişim kanalları o kadar dar ki, bilgiye erişme yolculuğunda yara bere içinde kalıyorsunuz...

Size bu konuda bir gerçek öykü anlatmak istiyorum.

Sevgili dostum Çaycuma Belediye Başkanı Bülent KANTARCI bundan birkaç ay önce beni aradı ve:

“Belediye sınırlarına bazı yeni köyler katılıyor. Ben bunların da bir an önce imar planı kapsamına alınmasına çalışıyorum. Topoğrafik olarak uygun yerlerde de bazı özel plan kararları hedefliyorum. Ne yaparız, nasıl yaparız?”

diye sordu.

Hedef, güzel ilçemizin planlı gelişmesi ve çağdaş bir kent olması... Bunu bildiğimden, bu görevi severek kabul ettim ve nasıl bir katkı sağlayabileceğimi düşünmeye başladım.

Önce Çaycuma Belediyesi’nde bu konulardan sorumlu bir yetkili ile görüştüm. Konunun ayrıntılarını öğrenmeye çalıştım. Bana Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın bir Genelgesi’nden söz etti.

Bakanlığın Yerel Yönetimler Genel Müdürlüğü’nün 11.03.2019 tarihli ve 71188846/57596 sayılı “Belediyeye Katılım Sonrasında İnşaat İzinleri Hk.” konulu Genelge...

Özeti, “Belediyeye yeni katılan mahallelerde inşaat izinlerinin ne şekilde verileceği hakkında.”

İnceledim.

Genelgeden, “Bir belediyeye katılarak mahalleye dönüşen köylerin imar planları, katılım tarihinden sonraki ilk yerel yönetim seçimlerinden sonra yapılabilir veya değiştirilebilir” gibi bir anlam çıkıyor.

Neden böyle olsun?

Bana hiç anlamlı gelmedi.

Şunun için anlamlı gelmedi:

Örneğin 31.03.2024 tarihinde yapılan yerel yönetim seçimlerinden 1 ay sonra belediye sınırları içine katılan bir köy/mahalle, imar planları için neden 5 yıl beklesin ki?

Neden beklesin?

Neden bir an önce planlı olarak gelişerek kentle bütünleşmesin?

Genelgede sözü edilen 3194 sayılı İmar Yasası’nın 27. maddesini; Plansız Alanlar İmar Yönetmeliği’nin 57. maddesini; 5393 sayılı Belediye Yasası’nın 8. ve 12. maddelerini inceledim.

Ama bunlar da benim ikna olmamı sağlayamadı.

Konunun özüne girecek değilim. Çünkü amacım bu konuyu tartışmak değil.

Bu yazıyı yazmaktaki amacım; ikna olmak için gerek duyduğum bilgiye bir türlü erişememek...

Bu nedenle 15.03.2026 günü e-Devlet üzerinden CİMER’e başvurdum.

“5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 8. maddesi kapsamında, tüm süreçleri tamamlayarak bir belediyeye katılan ve "mahalle" statüsüne kavuşan bir köyde imar planları "hemen" yapılabilir mi veya var olan imar planları hemen değiştirilebilir mi?

Yoksa,

Belediye Kanunu'nun 12. maddesinin 3. fıkrasındaki, "Birleşme, katılma veya tüzel kişiliğin kaldırılması sonucu tüzel kişiliği ilk mahallî idare seçimlerine kadar devam edecek olan belediye ve köylerde, birleşme ve katılma işleminin gerçekleştiği (…) tarihten itibaren yeni nazım ve uygulama planı yapılmaz; mevcut planlarda yapılması gereken zorunlu değişiklik ve her türlü imar uygulaması katılınacak belediyenin uygun görüşü alınarak yapılır." hükmüne göre, katılım tarihinden sonraki ilk yerel seçimlere kadar beklemek zorunlu mudur?”

Ve başvurum kurumlararası gezintiye çıkarıldı.

Başvuru hareketleri şöyle:

  • 15.03.2026 12:32 tarihinde e-devlet üzerinden başvuru alındı.
  • 15.03.2026 12:32 tarihinde CİMER tarafından ÇEVRE, ŞEHİRCİLİK VE İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ BAKANLIĞI tarafına sevk edildi.
  • 17.03.2026 11:41 tarihinde ÇEVRE, ŞEHİRCİLİK VE İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ BAKANLIĞI tarafından İÇİŞLERİ BAKANLIĞI tarafına sevk edildi.
  • 24.03.2026 16:32 tarihinde İÇİŞLERİ BAKANLIĞI tarafından İSTANBUL VALİLİĞİ tarafına sevk edildi.
  • 24.04.2026 10:08 tarihinde BEŞİKTAŞ BELEDİYE BAŞKANLIĞI > İMAR VE ŞEHİRCİLİK MÜDÜRLÜĞÜ tarafından cevap yazıldı.

Ne güzel! Son durakta başvuruma yanıt verildi.

Nasıl mı?

“Cevap: BEŞİKTAŞ BELEDİYE BAŞKANLIĞI > İMAR VE ŞEHİRCİLİK MÜDÜRLÜĞÜ (27.04.2026 16:30)

İlgi: 2601326272 sayılı cimer başvurunuz.

İlçemiz sınırları içerisinde, ilgi talebinizde belirtilen 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 8. Maddesi kapsamında mahalle statüsü kazanan köy yerleşimimiz bulunmamaktadır. İlgili Kanun ve yönetmelikler Resmi Gazete’de yayımlanmakta olup, herkese açık bilgilendirme sunulmaktadır.

Bilgilerinize rica olunur.”

Beşiktaş Belediyesi haklı mı?

Belediye sınırları içinde köy olmadığı için tabii ki, Haklı!

Ama sorun belediyenin haklı olması değil.

Sorun, bu yazının neden Beşiktaş Belediyesi’ne gittiği?

Daha doğrusu neden İstanbul Valiliği’ne gönderildiği?

Acaba talepte bulunduğum tarihlerde İstanbul’da ve Beşiktaş’ta ikamet ettiğim için mi?

Bilmiyorum...

Başka bir neden, bir açıklama bulamıyorum...

Başvurumun neden Yüksekova Belediyesine değil de Beşiktaş Belediyesine gönderildiğini anlayamıyorum...

12 Kasım 2012 tarihli ve 6360 sayılı Yasa kapsamında, “büyükşehir” statüsüne geçen 30 ilde toplam 16.220 köy, tüzel kişiliği kaldırılarak mahalleye dönüştürülmüştür.

Bu yazıyı İstanbul Valiliği’ne, oradan da Beşiktaş Beşiktaş Belediyesine gönderen kamu görevlileri, 6360 sayılı Yasa ile “büyükşehir” statüsündeki illerde “köy”lerin tüzel kişiliklerine son verilerek, “mahalle” statüsüne dönüştürüldüklerini bilmiyorlar mıydı?

Bilmiyorlarsa, durum çok kötü.

Biliyorlarsa, “görevi savsaklama” değil mi bu?

İster istemez, süreç içinde bir rolü olan görevlilerin benim talebimi baştan savmaya çalıştıklarını düşünmeye başladım.

Yaptıkları kötü bir trafik polisliğiydi.

Üzüldüm.

Canım sıkıldı.

Ama kararlıydım.

29 Nisan 2026 günü başvurumu yineledim.

“15.03.2026 12:32:46 tarihinde 2601326272 no ile yaptığım başvurunun neden Beşiktaş Belediyesi'ne gittiğini ve onlar tarafından yanıtlandığını anlamadım.

Bu başvuru "genel" bir başvurudur ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından, Mekansal Planlama Genel Müdürlüğü tarafından yanıtlanmalıdır.

Bu nedenle 2601326272 nolu başvurumun yeniden işleme konulmasını talep ediyorum.”

Ve bu başvurum da kurumlararası gezintiye çıkarıldı.

Başvuru hareketleri şimdilik şöyle:

  • “29.04.2026 12:56 tarihinde e-devlet üzerinden başvuru alındı.
  • 29.04.2026 12:56 tarihinde CİMER tarafından ÇEVRE, ŞEHİRCİLİK VE İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ BAKANLIĞI tarafına sevk edildi.
  • 05.05.2026 10:17 tarihinde ÇEVRE, ŞEHİRCİLİK VE İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ BAKANLIĞI tarafından İSTANBUL VALİLİĞİ tarafına sevk edildi.”

Yani yine aynı yolculukta ilerliyor başvurum...

Oysa ben net biçimde “Mekânsal Planlama Genel Müdürlüğü”nden bir mütalaa talep etmiştim.

Ama Bakanlık başvurumu kendi Genel Müdürlüğü’ne değil, yine İstanbul Valiliği’ne gönderdi.

Bakalım bundan sonraki durak yine Beşiktaş Belediyesi olacak mı?

CİMER’e bugüne kadar birçok başvuru yaptım.

Çoğunda olumlu bilgi alamadım. Örneğin “Türkiye’de rezerv yapı alanı ilan edilen yerlerin bulunduğu iller hangileridir ve sayıları nedir?”

“Kentsel Dönüşüm” konusunda bir sunuma hazırlanıyordum. Bu bilgiye gereksinmem oldu. Bu nedenle başvurdum.

Yanıt şöyle: “2400084308 nolu cimer başvurunuza istinaden sistem üzerinden CİMER den verilememekte olup Kentsel Dönüşüm Başkanlığımıza Üniversiteniz resmi üst yazısıyla araştırma yaptığınız konu içeriğindeki sorulara ilişkin cevabi verilerin paylaşılması mümkün olabilir.”

Neden?

Bu bilgiye erişmek için üniversitede aktif olarak çalışıyor olmam neden gereksin ki?

Bu ülkenin bir yurttaşı olmak yetmiyor mu?

Yani demem o ki, ülkemizde Bilgi Edinme Yasası olması, CİMER gibi kurumlar olması, bilgiye erişimi güvencelemiyor.

Tam tersine, bilginin ve giderek bilimin, yönetenlerin egemenlik alanına girmesine neden olabiliyor.

Bilgi teknolojleri bu kadar gelişmişken, bilgi toplumu söylemleri bu kadar yaygınlaşmışken, bilgiye erişim hızı saniyelere inmişken, devlet kurumları, bilgi vermemek için dokuz takla atıyor...

İşi yokuşa sürüyor...

Kendisine karşı kullanılır diye korkuyor...

Gizliyor...

İşine geldiğince kullanıyor...

Ama bazı örneklerde kazın ayağının öyle olmadığı da görülüyor: Kişisel verilerimizin yetmiş yedi millette dolaşımda olması en kötü örneklerden biri.

Yani, özcesi bilgiye erişmek zor...

Bilgi edinmek zor...

Bilimle ve bilgiyle uğraşmak zor...

Kısa sürede kolaylaşacak gibi de görünmüyor...

Kuşkusuz yazdığım bir pembe öykü değil.

Bir dram, ne yazık ki...

Bu nedenle CİMER gibi kurumlara, yönetenlerin değil de toplumun kurumları olana dek, bir daha başvuru yapmamaya karar verdim.

Haksız mıyım?

Yayınlanma Tarihi: 19.06.2026